Nasil özlemektir ki bu, aynadaki gözlerimde bile senin gözlerini görüyorum... Mevsim ne olursa olsun, her saganak yagmurda, sana kosuyorum ben, yalin ayak bir çocuk masumlugunda......
Hiç tahmin etmezdim bu kadar acı çekeceğimi beni bırakıp gittiğini.Hep kaçmıştım çünkü, çünkü hepsensizdi gelecek planlarım.Kırılmaktan korktuğum için katmıyordum seni geleceğimin hiçbir yerine...Yada...Yada sadece kendimi...
Mevsimler değişiyor. Zaman akıp gidiyor. Her geçen günde ben benden gidiyorum.. Biraz daha yok oluyorum.. Bitiyorum.. Biliyor musun bu sefer farklı olan bir şey var.....
ayrılığa sözüm var unutmayacağım seni... gözlerinin tuzu yakmaya başlar önce yüzünüyüzün yanar sanırsın oysa yanan yüreğindirızdırabını çektiğin nedir yaşadığın mı yaşayıpta hayatındanatamadığın mıgene yalnızlığa oynuyorsun...
Uykuların kaçar geceleriBir türlü sabah olmayı bilmezDikilir gözlerin tavanda bir noktayaDeli eden bir uğultudur başlar kulaklarındaNe çarşaf halden anlar, ne yastıkGirmez pencerelerden beklediğin aydınlıkKapanır yatağına...
Oylece ardimdan bakakaldi...son kez gozlerine baktigimda bir damla yasin goz bebeklerine benden once veda ettigini fark ettim...Gulumsedim son gucumu kullanarak.. ...Kolay degil ayrilik veda bu...
ne diyeyim..düşündükçe tüm beynime bulaşıyor gibisin. her hücreye giriyor, hepsine bir fotoğraf bırakıyor, hepsine bir şeyler söylüyor ve sonunda sırtımdan itiyor gibisin bir boşluğun içine...
Hiç bir insanı unutmak, bir insandan vazgeçmek, Bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda kaldın mı.? Hani ölmüş gibi, hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek...
Dalıp gittim yine senli düşüncelerenerdesin ve ne yapmaktasın diyeUzak kaldık öyle uzakki birbirimizeYollarda karşılaşma ümidimiz bile yok....Kış vurdu mu acaba o deniz memleketineÜşüyor mu burnun,ağzın,yanaklarınama...
Alışsaydım farklı olurdum inan, alışsaydım sensizliğe daha mutlu olurdum.Amadeğilim, yanıyor içim.Ve hiçbir yağmur söndüremiyor bu yangını... Bir umut bekliyorum kendi kendine sönsün diye. Ah anlasaydın...
Bu gün yalnızlığımı , mutsuzluğumu satılığa çıkardım. İlk sahibindendir. Kullanmamıştır başka hiçkimse. İlk yürek kırığımdan. İlk kalp ağrımdan. İlk kez SEVDİM SENİ deyipde yüreğime aldığımdan.Bilmiyordum...
Sen ve ben Aynı cümlenin içinde iki yabancıyız.Hayat ile ölüm arasında kalan boşluğa sıkışmış iki baharsabahı...Biraz yorgun,biraz kırgın,biraz endişe...Ayrılıkla şereflendirilmiş iki esir yürek....Göğsünde söz verilmişliklerin...
Birinin mutluluğu için kendim için herkes için….fazla geliyo her şey bugün… o bile….İlk karşılaştığımız an geliyor aklıma. Ellerimi yüzüme kapatarak, gözlerimin dolmasını ve dudaklarımın titremesini...
Dünlerimin yarım kalmışlığıyla yazıyorum bu satırları... Garip bir hüzün var içimde... Sanki bir yanım hep ağlamaklı... Kaç kez söndürdüm yalnızlığımı sigaramın külünde, ben bile unuttum.....
Beni sevmediğini biliyorum artık... Bunu görüyorum... Bu duyguyu her tarafına öyle yaymışsın ki; sana yaklaşmasam da bunu hissedebiliyorum... Yanlız olmak zor değil ve bu yanlızlıkla...
Delikanlı ile kız arkadaşı motorsikleriyle gezerken delikanlı kız arkadaşına ''şimdi ban sıkı sıkı sarıl ''Kız delikanlıya sıkı sıkı sarılır.Delikanlı ardından ''kaskımı alıp takarmısın başımı çok...
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep...
Birer birer gittiler yaşamımdan. Herbiri ayrı bir yaraydı , her biri ayrı bir yaşanmışlık, güzel ve çirkindiler, umutları, umutsuzlukları vardı, sevdaları vardı, en önemlisi insandılar...
Zaman benim yüreğimde akıp gider. Bazen ağlarım, bazen çaresizce yıkılırım. Kimi zaman acı bir tebessümle kutlarım zaferlerimi, kimi zaman ise asla yenemediğim gururumu kahkahalarla uğurlarım gidenlerimin ardından. Yani anlayacağınız,...
Bu sana kaçıncı mektubum…. Kaç koca gün, kaç acı sattler geçti sensiz, yalnızlık ve çaresizlik içinde. Şair oldun mecnun oldun...
Dün akşam eve geldiğimde saat akşam beş gibiydi ayakta durmakta zor duran bu bendenim evin kapısını açar açmaz yerde duran mektubunu görmemle sanki...